Deyimler Arşivi
732 Kayıt BulunduÜstünkörü
Özen göstermeden, sadece yüzeysel bir şekilde yapılan iş.
Uyku tutmamak
Heyecandan veya bir dertten dolayı bir türlü uyuyamamak.
Uykusu kaçmak
Bir sebeple uykusunun dağılması veya endişeden uyuyamaz hale gelmek.
Uzak durmak
Biriyle veya bir işle ilişkiyi kesmek, ona bulaşmamak.
Üzerine titremek
Birine veya bir şeye çok büyük bir sevgi ve özenle bakmak.
Üzerine yatmak
Başkasına ait bir parayı veya hakkı vermeyip sahiplenmek.
Uzun uzadıya
Bir konuyu çok ayrıntılı ve uzun bir şekilde anlatarak.
Vakti saati gelince
Bir işin gerçekleşmesi için en uygun zaman oluştuğunda.
Vara yoğa
Gerekli gereksiz her şeye, her fırsatta.
Vay canına!
Şaşkınlık ve hayranlık belirten bir ünlem.
Vebal almak
Birinin hakkını yiyerek veya birine kötülük ederek manevi sorumluluk altına girmek.
Velveleye vermek
Gereksiz yere büyük bir gürültü ve telaş çıkarmak.
Verip veriştirmek
Birine çok ağır, sert ve kırıcı sözler söylemek.
Vira bismillah
Bir işe başlarken kullanılan hayırlı olsun dileği.
Vücut bulmak
Bir fikrin veya planın gerçekleşmesi, ortaya çıkması.
Vurdumduymaz
Hiçbir şeyi umursamayan, her şeye karşı kayıtsız kalan kimse.
Vurgun yemek
Ticarette büyük zarar etmek veya beklenmedik bir felaketle karşılaşmak.
Yabana atmak
Bir şeyi önemsiz görüp üzerinde durmamak, dikkate almamak.
Yağlı kapı
Sürekli ve bol kazanç sağlayan yer veya kimse.
Yağma yok!
İstediğin gibi davranamazsın, buna izin vermem anlamında kullanılır.
Yakayı ele vermek
Kaçarken veya gizli bir iş yaparken yakalanmak.
Yakayı kurtarmak
Sıkıntılı bir durumdan veya kişiden sıyrılıp özgür kalmak.
Yalan yanlış
Doğruluğu kesin olmayan, gelişi güzel ve hatalı söz.
Yalancı pehlivan
Gücü yetmediği halde sürekli atan, boş iddialarda bulunan kimse.
Yan çizmek
Verdiği sözden veya yapacağı işten bir bahane ile vazgeçmek.
Yan gelip yatmak
Hiçbir iş yapmadan, sorumsuzca ve keyfince vakit geçirmek.
Yanıltmak
Birini yanlış düşünmeye veya yanlış yola sevk etmek.
Yara açmak
Birini derinden üzmek veya bir işe büyük zarar vermek.
Yarım ağızla konuşmak
Bir şeyi isteksizce ve gönülsüzce söylemek.
Yastık altı etmek
Parayı harcamayıp gizli bir yerde biriktirmek.
