Tüm Arşiv
963 Kayıt BulunduAğzı bir karış açık kalmak
Gördüğü bir şey karşısında çok büyük bir şaşkınlık yaşamak.
Ağzı kulaklarına varmak
Çok sevindiğini her halinden belli etmek.
Ağzı laf yapmak
Düzgün, etkileyici ve inandırıcı konuşma becerisine sahip olmak.
Ağzına bir parmak bal çalmak
Birini küçük bir menfaatle oyalayıp susturmak.
Ağzına geleni söylemek
Sonunu düşünmeden, kırıcı ve sert bir şekilde konuşmak.
Ağzında bakla ıslanmamak
Sır saklamayı becerememek, hemen başkasına anlatmak.
Ağzından baklayı çıkarmak
Gizlediği bir şeyi sabrı tükenince anlatmaya başlamak.
Ağzından yel alsın
Kötü bir ihtimalden bahseden kişiye 'ağzını hayra aç' anlamında söylenir.
Ağzıyla kuş tutmak
İmkansız görülen bir işi başarmak, ne yapsa yaranamamak.
Ahı gitmiş vahı kalmış
Çok yaşlanmış, yıpranmış ve gücü kuvveti kalmamış kimse.
Ahretlik
Çok yakın, kardeş gibi sevilen dost.
Ak akçe kara gün içindir.
Çalışarak kazanılan para, darda kalındığında kullanılır.
Ak koyun kara koyun geçitte belli olur.
Birinin gerçek değeri ve karakteri zor zamanlarda ortaya çıkar.
Akacak kan damarda durmaz.
Kaderde yazılı olan şey, ne yapılırsa yapılsın mutlaka gerçekleşir.
Akıl akıldan üstündür.
Birinin çözemediği sorunu bir başkası daha iyi çözebilir.
Akıl kişiye sermayedir.
İnsanın hayattaki en büyük varlığı aklıdır.
Akıl yaşta değil baştadır.
Doğru düşünmek ve akıllı davranmak yaşa değil, zekaya bağlıdır.
Akıllı düşman cahil dosttan iyidir.
Akıllı kişi nerede duracağını bilir, cahil dost ise bilmeden zarar verir.
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
İyi düşünmeden iş yapanlar, fiziksel olarak yorulurlar.
Akılsız dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.
Akılsız dost bilmeden zarar verir, akıllı düşmanla baş etmek daha kolaydır.
Akla hayale gelmemek
Hiç düşünülmeyen, umulmayan, şaşırtıcı bir durumun yaşanması.
Aklı bir karış havada
Sorumsuz, dikkati dağınık, hayaller peşinde koşan kimse.
Aklı havada olmak
Dikkatsiz, hayalci ve işine odaklanmamış olmak.
Aklı kesmek
Bir işin yapılabileceğine veya doğruluğuna inanmak, ikna olmak.
Aklına esmek
Hiç hesapta yokken bir şeyi yapmaya aniden karar vermek.
Aklına koymak
Bir şeyi yapmaya kesin karar vermek.
Aklına yatmak
Bir fikri veya durumu mantıklı bularak kabul etmek.
Aklını peynir ekmekle yemek
Mantıksız, saçma sapan ve delice işler yapmak.
Akmasa da damlar.
Çok büyük kazanç getirmese de az da olsa sürekli bir gelir sağlar.
Al aşağı etmek
Birini bulunduğu yüksek mevkiden indirmek.
