Tüm Arşiv
963 Kayıt BulunduAyıkla pirincin taşını
İçinden çıkılması zor, karışık bir duruma düşmek.
Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.
Bir insanın değeri konuşmasıyla değil, yaptığı işlerle ölçülür.
Aynı tastan su içmek
Çok yakın dost olmak, her şeyi birlikte paylaşmak.
Ayranı kabarık/kabarmak
Çabuk öfkelenen veya heyecanlanan, dengesiz kimse.
Ayrı baş çekmek
Başkalarına uymayıp kendi başına hareket etmek.
Ayvayı yemek
Çok kötü, içinden çıkılmaz bir duruma düşmek.
Az tamah çok ziyan getirir.
Daha fazlasını isterken elindekini de kaybedebilirsin.
Azı karar, çoğu zarar.
Her şeyin ortası iyidir, aşırısı her zaman sıkıntı yaratır.
Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır.
Babanın yaptığı hataların cezasını çocukları çeker.
Babasına rahmet
Yapılan iyi bir işten sonra duyulan minneti belirtir.
Bağrı yanık
Çok büyük acılar çekmiş, dertli ve kederli kimse.
Bağrına basmak
Birini sevgiyle kabul etmek veya bir acıyı kabullenmek.
Bağrına taş basmak
Büyük bir acıyı kimseye belli etmeden içinde tutmak.
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
Emek verilen her şey güzelleşir, bakımsız kalan yok olur.
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
Emeğin ve ilginin olduğu her şey güzelleşir ve gelişir.
Baklayı ağzından çıkarmak
Gizlediği bir şeyi sonunda söylemek zorunda kalmak.
Bal tutan parmağını yalar.
İmkan sağlayan bir işte çalışanlar, o imkandan az da olsa yararlanır.
Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.
Tedbir almayan kişi, felaket yaşadıktan sonra pişman olur.
Balık baştan kokar.
Bir yerdeki bozulma önce yöneticilerden başlar.
Balık kavağa çıkınca
Gerçekleşmesi imkansız olan bir zamanı anlatmak için kullanılır.
Balta vurmak
Bir işi veya süreci bilerek engellemek, ona zarar vermek.
Bam teline basmak
Birinin en çok duyarlı olduğu, en çok kızdığı konuya değinmek.
Bardağı taşıran son damla
Sabrı tüketen, tahammülü bitiren son küçük olay.
Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz.
Birlik ve beraberlik olmadan zor işler başarılamaz.
Başa gelmeyince bilinmez.
İnsan, bir felaketin ne kadar acı olduğunu ancak kendi başına geldiğinde anlar.
Başına çorap örmek
Birine haberi olmadan kötü bir oyun oynamak.
Başına devlet kuşu konmak
Hiç beklemediği büyük bir şansa veya servete kavuşmak.
Başından aşağı kaynar su dökülmek
Beklenmedik kötü bir haber karşısında büyük bir şok ve utanç duymak.
Başının etini yemek
Sürekli söylenerek birini çok fazla rahatsız etmek.
Baştan çıkmak
Doğru yoldan ayrılmak, kötü alışkanlıklara kapılmak.
