Deyimler Arşivi
732 Kayıt BulunduEkmeğine kan doğramak
Büyük bir üzüntü içinde yaşamak, çok kederli olmak.
Ekmeğine yağ sürmek
Birisinin farkında olmadan veya bilerek tam istediği şeyi yapıp ona avantaj sağlamak.
Ekmeğini taştan çıkarmak
En zor koşullarda bile rızkını kazanma yolunu bulmak.
Ekmek aslanın ağzında
Geçim sağlamanın ve para kazanmanın çok zor olduğu bir devirdeyiz.
Ekmek parası
Sadece temel ihtiyaçları karşılamak için kazanılan, hayati önemi olan para.
El açmak
Birinden yardım veya para istemek, dilenmek.
El ayak çekilmek
Ortalıkta hiç kimsenin kalmaması, ıssızlaşması.
El bebek gül bebek
Çok büyük bir özenle, nazlı bir şekilde büyütülmüş veya bakılan.
El koymak
Bir şeyi yetkisi dahilinde veya zorla kendi yönetimine almak.
El sürmemek
Bir işe hiç karışmamak veya bir şeye hiç dokunmamak.
El üstünde tutmak
Birine çok fazla değer vermek ve saygı göstermek.
Ele güne karşı
Başkalarına, topluma, el âleme karşı mahcup olmamak için.
Elediğini eline vermek
Birini çok ince eleyip sık dokuyarak eleştirmek veya yetersizliğini yüzüne vurmak.
Eli boş dönmek
Beklediği şeyi alamadan, amacına ulaşamadan geri gelmek.
Eli kulağında
Bir olayın gerçekleşmesinin çok yakın olduğu, her an olabileceği.
Eli maşalı
Kavgacı, huysuz ve herkesi azarlayan (genellikle kadınlar için kullanılır).
Eli sıkı
Para harcamayı hiç sevmeyen, çok cimri kimse.
Eli uzun
Hırsızlık yapmaya meyilli olan kimse.
Elimi sallasam ellisi
İstediğim kişiyi veya imkânı çok kolayca bulabilirim anlamında güven sözü.
Eline eteğine sarılmak
Birinden yardım almak için çok fazla yalvarmak, ona sığınmak.
Eline su dökemez
Bir konuda yanına bile yaklaşamaz, çok gerisindedir.
Eline yüzüne bulaştırmak
Bir işi beceremeyip her tarafını kusurlu ve berbat bir hale getirmek.
Elini kolunu bağlamak
Birini bir işi yapamaz hale getirmek, çaresiz bırakmak.
Elini kolunu sallayarak
Hiçbir engelle karşılaşmadan, çok rahat bir şekilde gelmek veya gitmek.
Elini taşın altına koymak
Bir işin sorumluluğunu ve riskini üstlenmek, aktif olarak görev almak.
Elini veren kolunu kaptırır
Küçük bir yardım veya ödün verdiğinde, karşı tarafın daha fazlasını isteyip seni sömürmesi.
Elinin hamuruyla erkek işine karışmak
Kadınların (veya yetkin olmayanların) anlamadığı işlere müdahale etmesi.
Ense yapmak
Hiçbir iş yapmadan, yan gelip yatarak vakit geçirmek.
Eski hamam eski tas
Koşullar değişse de zihniyetin ve durumun hiç değişmemesi.
Et tırnak olmak
Birbirinden ayrılması imkansız kadar yakın ve samimi olmak.
