Tüm Arşiv
963 Kayıt BulunduCan dayanmamak
Bir acıya veya zorluğa tahammül etmenin imkansız olması.
Can evi
İnsanın en duyarlı, en hassas noktası veya kalbi.
Can kulağıyla dinlemek
Tüm dikkatini vererek, büyük bir ilgiyle dinlemek.
Can pazarı
Herkesin kendi hayatını kurtarma derdine düştüğü tehlikeli durum.
Cana gelecek mala gelsin.
İnsanın sağlığına bir zarar geleceğine, maddi kaybı olsun daha iyidir.
Cana yakın
Sevimli, sıcakkanlı ve kendini sevdiren kimse.
Çanak tutmak
Olumsuz bir durumun oluşmasına zemin hazırlamak, davetiye çıkarmak.
Canı burnuna gelmek
Sıkıntıdan veya yorgunluktan dayanacak gücü kalmamak.
Canını dişine takmak
Büyük bir tehlikeyi veya zorluğu göze alarak var gücüyle çalışmak.
Çantada keklik
Elde edilmesi çok kolay olan durum veya şey.
Çapanoğlu
Bir işin içinden çıkacak beklenmedik engel veya karışıklık.
Çarşamba pazarı
Çok karışık, düzensiz ve her kafadan bir ses çıkan ortam.
Çat kapı
Hiç beklenmedik bir anda, aniden gelmek.
Çatal kazık yere batmaz.
Birden fazla kişinin söz sahibi olduğu işler yürümez, karışıklık çıkar.
Çayda çıra
Bir işin en güzel, en estetik halini temsil eden ifade.
Cebi delik
Eline geçen parayı hemen harcayan, biriktiremeyen.
Cehennem azabı
Çok büyük, dayanılmaz ve sürekli olan sıkıntı.
Çehre asmak
Bir şeye üzülüp veya kızıp somurtmak, yüzünü asmak.
Çekidüzen vermek
Düzensiz bir durumu veya kendini toparlamak, düzeltmek.
Çelik gibi
Çok sağlam, dirençli ve sarsılmaz olan.
Çenesi düşük
Çok fazla ve yersiz konuşan kimse.
Çenesi yorulmak
Birine laf anlatmak için boş yere çok fazla konuşmak.
Çentik atmak
Bir şeyi işaretlemek veya hesabını tutmak.
Çerçeveletmek
Bir anıyı veya başarıyı çok değerli bulup her zaman hatırlanacak şekilde saklamak.
Ceviz kabuğunu doldurmaz
Çok önemsiz, değersiz veya boş meseleler için kullanılır.
Cezasını çekmek
Yaptığı bir hatanın veya suçun sonucuna katlanmak.
Çiçeği burnunda
Çok yeni, taze, henüz başlangıç aşamasında olan.
Cigeri yanmak
Büyük bir kayıp veya acı yüzünden çok derin üzüntü duymak.
Çileden çıkmak
Sabrı tükenmek, çok aşırı derecede sinirlenmek.
Cirit atmak
Bir yerde serbestçe, dilediği gibi dolaşmak veya hakim olmak.
