Deyimler Arşivi
732 Kayıt BulunduNefes aldırmamak
Birini çok sıkıştırmak, dinlenmesine veya rahatlamasına izin vermemek.
Nefes tüketmek
Birine laf anlatmak için boş yere çok fazla konuşup yorulmak.
Nefesi kesilmek
Heyecandan veya yorgunluktan soluğu duracak hale gelmek.
Nefsi körlemek
Aşırı bir isteği az bir miktarla geçiştirmek, tadına bakmak.
Nerede akşam orada sabah
Belirli bir evi veya düzeni olmayıp rastgele yerlerde konaklayan kimse.
Nereden çıktın?
Hiç beklenmedik bir anda gelen kişiye şaşkınlıkla söylenen söz.
Nese saçmak
Çevresindekileri mutlu etmek, etrafa neşe dağıtmak.
Neyi var neyi yoksa
Sahip olduğu her şeyi, bütün varlığını ifade eder.
Nifak sokmak
İnsanların arasına fitne ve düşmanlık yayarak huzuru bozmak.
Niyet etmek
Bir işi yapmayı zihninde kesin olarak kurmak.
Nuh der peygamber demez.
İnadından asla vazgeçmeyen, çok katı ve inatçı kimse.
Numara yapmak
Birini aldatmak için sahte davranışlar sergilemek.
Nur topu gibi
Çok sağlıklı, temiz ve güzel (genellikle bebekler için).
Nutku tutulmak
Şaşkınlıktan veya korkudan konuşamaz hale gelmek.
Ocağına düşmek
Birine çok çaresiz bir durumda sığınmak ve yardım istemek.
Ocağına incir dikmek
Birinin evini, düzenini veya ailesini tamamen mahvetmek.
Ödü kopmak
Aşırı derecede, büyük bir korkuya kapılmak.
Ödün vermek
Kendi isteğinden veya hakkından bir amaç uğruna vazgeçmek.
Öğüt vermek
Birine doğru yolu göstermek amacıyla tecrübelerini aktarmak.
Ok yaydan çıkmak
Geri dönülemeyecek bir işe girişmek, sürecin durdurulamaz hale gelmesi.
Okka çekmek
Çok ağır gelmek veya bir işin yükünün çok fazla olması.
Öküz altında buzağı aramak
Olmayacak yerlerde kusur veya gizli bir niyet aramak.
Oldu bittiye getirmek
Bir işi başkalarının düşünmesine fırsat vermeden aceleyle sonuçlandırmak.
Olmayacak duaya amin demek
Gerçekleşmesi imkansız bir şeyin peşinden boşuna gitmek.
Ölümü gör
Birini bir şeyi yapmaya zorlamak için kullanılan yeminli ifade.
Ölüp ölüp dirilmek
Çok büyük tehlikeler veya çok ağır sıkıntılar atlatmak.
Oluruna bırakmak
Bir işi kendi akışına terk etmek, zorlamamak.
Ömür törpüsü
İnsanı sürekli yoran, yıpratan ve canından bezdiren iş veya kişi.
Ön ayak olmak
Bir işin başlamasına öncülük etmek, başkalarını harekete geçirmek.
On parmağında on marifet
Elinden her türlü iş gelen, çok yetenekli kimse.
