Tüm Arşiv
963 Kayıt BulunduHır gür çıkarmak
Sebepsiz yere kavga ve gürültü başlatmak.
Hızını alamamak
Başlattığı bir eylemi hızından dolayı durduramayıp ileriye gitmek.
Hızır gibi yetişmek
En zor ve çaresiz anda yardıma gelmek.
Hor bakmak / görmek
Birini küçümseyerek ve değersiz görerek bakmak; aşağılamak.
Hor kullanmak
Bir eşyayı veya imkanı özensizce, zarar vererek kullanmak.
Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
İnsan bir şeye çok alışmışsa, ondan kopsa bile aklı hep oradadır.
Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
Karışanı çok olan işler bir türlü sonuçlanmaz.
Hukukunu korumak
Kendisinin veya başkasının haklarını savunmak.
Hüsnüniyet
İyi niyet, bir duruma karşı ön yargısız ve temiz yaklaşmak.
Huy canın altındadır.
İnsanın karakteri ve temel alışkanlıkları ölünceye kadar değişmez.
Huyuna suyuna gitmek
Birini öfkelendirmeden, onun istediği gibi davranmak.
Huzur kaçırmak
Ortamdaki dinginliği ve mutluluğu bozacak davranışlar sergilemek.
İbadet gizli, kabahat gizli
Her iki durumun da başkalarına sergilenmemesi gerektiğini belirtir.
İç etmek
Kendisine emanet edilen bir şeyi gizlice sahiplenmek.
İç geçirmek
Bir şeye duyulan özlemle derinden nefes alıp üzülmek.
İcat çıkarmak
Gereksiz yere alışılmışın dışında, baş ağrıtacak yeni bir şey başlatmak.
İçi dışı bir
Düşüncesi neyse sözü de o olan, dürüst ve samimi kimse.
İçi içine sığmamak
Büyük bir sevinç ve heyecan duymak.
İçi sızlamak
Birinin durumuna çok fazla üzülmek, merhamet etmek.
İçine ateş düşmek
Büyük bir acı ve üzüntüyle sarsılmak.
İçine kurt düşmek
Bir durumdan şüphelenmek, huzursuz olmak.
İçli dışlı
Birbiriyle çok samimi ve senli benli olan.
İçten pazarlıklı
Düşüncelerini gizleyen, sinsi ve çıkarcı bir planı olan kimse.
İğne atsan yere düşmez
Bir yerin çok kalabalık olduğunu anlatmak için kullanılır.
İğne ucu kadar iyilik zayi olmaz.
Yapılan en küçük iyilik bile değerlidir ve karşılık bulur.
İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.
Başkasına yapacağın eleştiriden önce kendi hatalarına bakmalısın.
İğneyle kuyu kazmak
Yetersiz araçlarla çok zor bir işi başarmaya çalışmak.
İki ayağı bir pabuca girmek
Bir işi bitirmek için çok kısıtlı zamanı kalıp telaşlanmak.
İki cambaz bir ipte oynamaz.
Aynı kurnazlığa sahip iki kişi birbirini kolayca kandıramaz.
İki dirhem bir çekirdek
Çok şık ve özenli giyinmiş kimse.
