Tüm Arşiv
963 Kayıt BulunduGemisini kurtaran kaptandır.
Zor bir durumda işini yoluna koyup kendini kurtaran kişi başarılı sayılır.
Geri durmamak
Bir işi yapmaktan çekinmemek, her türlü riski göze alıp ilerlemek.
Geri hizmet
Asıl çatışma veya iş alanının uzağında kalan destek görevleri.
Gevşek davranmak
Bir işi gereken ciddiyet ve özenle yapmamak, ağırdan almak.
Gezen ayağa taş değer.
Çalışan insanın başına iş gelebilir ama o hayatı öğrenir/tecrübe kazanır.
Giderayak
Tam bir yerden ayrılmak üzereyken, son dakikada yapılan iş.
Gına gelmek
Bir durumdan artık çok fazla bıkmak, usanmak ve dayanamayacak hale gelmek.
Göbeği çatlamak
Bir işi başarmak için aşırı derecede yorulmak, çok büyük çaba sarf etmek.
Gökten zembille inmek
Bir yere veya makama hiçbir emek harcamadan, aniden ve üstün bir ayrıcalıkla gelmek.
Gönlü razı olmamak
Yapılan bir işi veya durumu vicdanen kabul edememek.
Gönül almak
Kırılan birini güzel söz ve davranışlarla tekrar mutlu etmek.
Gönül ferman dinlemez.
İnsan bazen duygularına ve aşkına mantığıyla engel olamaz.
Gönül koymak
Birinin davranışı yüzünden ona sessizce kırılmak ve gücenmek.
Gönül umduğu yere küser.
İnsan sadece değer verdiği ve bir şeyler beklediği kişilere kırılır.
Gönül vermek
Birine veya bir şeye aşırı derecede bağlanmak, onu çok sevmek.
Gönüllü olmak
Bir işi hiçbir zorlama olmadan, kendi isteğiyle yapmayı kabul etmek.
Görünen köy kılavuz istemez.
Apaçık ortada olan büyük gerçekleri açıklamak için kanıt gerekmez.
Göz açtırmamak
Birisini çok sıkı denetlemek, ona en küçük bir fırsat veya rahatlık vermemek.
Göz ardı etmek
Gereken önemi vermemek, bir durumu bilerek görmezden gelmek.
Göz atmak
Bir şeyi derinlemesine değil, üstünkörü ve hızlıca incelemek.
Göz boyamak
Birini kandırmak.
Göz değmek
Kıskançlık veya aşırı hayranlık sonucu birinin başına olumsuzluk gelmesi.
Göz dikmek
Başkasına ait bir şeyi ele geçirmeyi çok fazla istemek.
Göz doldurmak
Başarısıyla veya görünüşüyle herkesin beğenisini kazanmak.
Göz gezdirmek
Bir yazıyı veya yeri dikkatini tam vermeden şöyle bir incelemek.
Göz hapsine almak
Birini sürekli izleyerek kontrol/denetim altında tutmak.
Göz kamaştırmak
Güzelliği veya başarısıyla insanları kendisine hayran bırakmak.
Göz kulak olmak
Birini veya bir şeyi korumak amacıyla sürekli gözetim altında tutmak.
Göz nuru dökmek
Çok ince ve yorucu bir işi başarmak için büyük emek vermek.
Göz ucuyla bakmak
Başkasına fark ettirmeden, yan gözle izlemek.
