Deyimler Arşivi
732 Kayıt BulunduGözü pek/gözüpek
Hiçbir tehlikeden korkmayan, çok cesur olan kimse.
Gözü yememek
Bir işi başarabileceğine dair kendine güvenememek.
Gözü yükseklerde olmak
Bulunduğu durumdan çok daha fazlasını/üstün bir mevkii istemek.
Gözüm ısırmadı
Birini hiç tanımadığını veya ona güvenmediğini belirtmek için kullanılır.
Gözüne kestirmek
Bir şeyi elde edebileceğine veya birini yenebileceğine inanmak.
Gözünün yaşına bakmamak
Hiç acımadan, merhamet etmeden cezalandırmak veya gerekeni yapmak.
Gül gibi geçinmek
Biriyle hiçbir sorun yaşamadan, çok huzurlu ve uyumlu yaşamak.
Güler yüz göstermek
Birine karşı nazik, sıcak ve sempatik davranmak.
Gülüp geçmek
Bir olayı veya sözü ciddiye almayıp üzerinde durmamak.
Gün görmemiş laflar
Daha önce hiç duyulmamış, çok ağır veya şaşırtıcı sözler.
Günü gün etmek
Geleceği düşünmeden sadece o anın keyfini sürmek.
Günü gününe
Bir işi zamanında, hiçbir gecikme olmadan yapmak.
Güvence vermek
Bir konuda sorumluluk alarak karşı tarafa söz vermek, teminat sunmak.
Güvendiği dağlara kar yağmak
Yardım beklediği kişiden destek göremeyip hayal kırıklığına uğramak.
Güvenini sarsmak
Yaptığı bir hata yüzünden birinin kendisine olan inancını yok etmek.
Haber uçurmak
Gizlice veya çok hızlı bir şekilde haber göndermek.
Haddini bilmek
Kendi yetki ve sınırlarını aşmamak, saygılı davranmak.
Hafife almak
Bir durumu veya kişiyi önemsememek, küçümsemek.
Hakan kesilmek
Bir yerde çok fazla otorite kurup herkesi yönetmeye çalışmak.
Haktan gelene boyun eğmek
Kaderde olanı rıza ile kabul etmek.
Halden anlamak
Birinin içinde bulunduğu zor durumu hissedip ona göre davranmak.
Hali vakti yerinde
Maddi durumu iyi olan, geçim sıkıntısı çekmeyen.
Halı altına süpürmek
Sorunları çözmek yerine onları gizleyip yokmuş gibi davranmak.
Halt etmek
Yanlış, uygunsuz veya saçma bir söz söyleyip iş yapmak.
Hangi rüzgar attı?
Beklenmedik bir anda gelen kişiye şaşkınlıkla sorulan soru.
Hapı yutmak
Kötü bir duruma düşmek, işlerin sarpa sarması.
Har vurup harman savurmak
Eldeki imkanları ve parayı düşüncesizce, hesapsızca harcamak.
Harcıalem
Herkesin bildiği, sıradan, hiçbir özelliği olmayan şey.
Hasır altı etmek
Bir meseleyi örtbas etmek, incelenmesini engellemek.
Hava almak
Umut ettiği şeyden hiçbir sonuç elde edememek.
