Deyimler Arşivi
732 Kayıt BulunduAbayı yakmak
Birine aşırı derecede aşık olmak.
Abesle iştigal etmek
Yersiz, boş ve anlamsız işlerle vakit kaybetmek.
Abuk sabuk konuşmak
Düşünmeden, anlamsız ve tutarsız sözler söylemek.
Açık çek vermek
Birine istediği gibi davranması için tam yetki vermek.
Açık kapı bırakmak
Bir konuda ileride uzlaşabilme ihtimalini yok etmemek.
Açık kart oynamak
Niyetini ve planlarını hiç gizlemeden, dürüstçe ortaya koymak.
Açlıktan nefesi kokmak
Aşırı derecede fakir ve muhtaç durumda olmak.
Adamına göre muamele
Kişinin karakterine veya makamına göre farklı davranmak.
Adı çıkmak
Hakkında kötü bir ün yayılmak.
Adım atmak
Bir işe başlamak için ilk hareketi yapmak.
Ağırdan almak
Bir işi bilerek yavaş yapmak, isteksiz davranmak.
Ağırına gitmek
Bir sözün veya davranışın insana çok dokunması, onu incitmesi.
Ağız aramak
Birinin niyetini veya bildiklerini belli etmeden öğrenmeye çalışmak.
Ağız birliği etmek
Bir konuda yalan veya doğru söylemek için önceden anlaşmak.
Ağız kalabalığı etmek/yapmak
Boş ve çok konuşarak asıl konuyu unutturmaya çalışmak.
Ağız süt kokmak
Henüz çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
Ağız tamburası çalmak
Sürekli ve boş konuşarak başkalarını rahatsız etmek.
Ağzı açık kalmak
Büyük bir şaşkınlık yaşamak.
Ağzı bir karış açık kalmak
Gördüğü bir şey karşısında çok büyük bir şaşkınlık yaşamak.
Ağzı kulaklarına varmak
Çok sevindiğini her halinden belli etmek.
Ağzı laf yapmak
Düzgün, etkileyici ve inandırıcı konuşma becerisine sahip olmak.
Ağzına bir parmak bal çalmak
Birini küçük bir menfaatle oyalayıp susturmak.
Ağzına geleni söylemek
Sonunu düşünmeden, kırıcı ve sert bir şekilde konuşmak.
Ağzında bakla ıslanmamak
Sır saklamayı becerememek, hemen başkasına anlatmak.
Ağzından baklayı çıkarmak
Gizlediği bir şeyi sabrı tükenince anlatmaya başlamak.
Ağzından yel alsın
Kötü bir ihtimalden bahseden kişiye 'ağzını hayra aç' anlamında söylenir.
Ağzıyla kuş tutmak
İmkansız görülen bir işi başarmak, ne yapsa yaranamamak.
Ahı gitmiş vahı kalmış
Çok yaşlanmış, yıpranmış ve gücü kuvveti kalmamış kimse.
Ahretlik
Çok yakın, kardeş gibi sevilen dost.
Akla hayale gelmemek
Hiç düşünülmeyen, umulmayan, şaşırtıcı bir durumun yaşanması.
