M Harfi
47 Kayıt BulunduMahalle kahvesi
Herkesin toplandığı, çok sesli ve lak lak edilen yer.
Mahkeme kadıya mülk değil.
Hiçbir makam ve mevki kişiye kalıcı değildir; herkes bir gün yerini başkasına bırakır.
Mal beyanı
Birinin sahip olduğu varlıkları resmi olarak bildirmesi; mecazen elindekileri döküp saçmak.
Mal bulmuş mağribi gibi
Büyük bir kazanç elde etmişçesine aşırı bir hırs ve sevinçle.
Mal canın yongasıdır.
İnsan binbir emekle kazandığı malına zarar gelmesini istemez.
Mala cana gelmek
Bir felaketin sadece maddi kayıpla atlatılması, hayati bir tehlike oluşmaması.
Malkoçoğlu kesilmek
Birdenbire aşırı cesur, atılgan ve kahraman tavırları sergilemeye başlamak.
Mantar gibi bitmek
Hiç beklenmedik bir anda, her yerde birdenbire çoğalmak.
Marka olmak
Alanında çok tanınan, güvenilen ve prestij sahibi olmak.
Mart dokuzunda çıra yak, bağ buda.
Baharda yapılacak işlerin zamanlamasının çok kritik olduğunu belirten tarımsal bir öğüt.
Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.
Bahar geldi sanılırken kışın şiddetli soğuklarının geri gelebileceğini belirtir.
Maşa varken elini ateşe sokmamak
Bir işi başkasına yaptırma imkanı varken kendini riske atmamak.
Masal okumak
İnandırıcı olmayan, oyalayıcı ve asılsız şeyler anlatmak.
Maşallahı var
Birinin başarısını veya sağlığını takdir etmek için kullanılır.
Maskesi düşmek
Gerçek yüzü, gizli niyeti veya karakteri herkesçe anlaşılmak.
Maval okumak
Karşısındakini kandırmak amacıyla asılsız, boş ve inandırıcı olmayan şeyler anlatmak.
Mayası bozuk
Karakteri, soyu veya ahlakı kötü olan kimse.
Maymun iştahlı
Hevesi çabuk geçen, bir işten sıkılıp hemen ötekine heves eden kimse.
Mazlumun ahı, indirir şahı.
Zulme uğrayan birinin bedduası, en güçlü kişilerin bile sonunu getirebilir.
Meclis dışı
Konuyla veya bulunulan ortamla ilgisi olmayan, uygunsuz söz veya davranış.
Medet ummak
Zor bir durumdan kurtulmak için birinden veya bir şeyden yardım beklemek.
Mekân tutmak
Bir yeri kendine yurt edinmek veya orada uzun süre kalmaya karar vermek.
Mekik dokumak
İki yer arasında sürekli gidip gelmek.
Merhametten maraz doğar.
Gereksiz veya aşırı acıma duygusunun, bazen yardım eden kişiye zarar verebileceğini belirtir.
Mersi demek
Teşekkür etmek anlamında kullanılan, nezaket belirten bir ifade.
Mert dayanır, namert kaçar.
Zor zamanlarda yürekli olan direnir, korkak olan ise bırakır.
Mesafe koymak
Biriyle olan yakınlığını azaltmak, araya soğukluk sokmak.
Mest olmak
Bir şeyden çok büyük bir keyif ve hayranlık duymak.
Meydan okumak
Kimseden korkmadığını belirterek birini kavgaya veya yarışa çağırmak.
Meyve veren ağaç taşlanır.
Başarılı ve yetenekli insanlar kıskanılır ve eleştirilir.
