H Harfi
69 Kayıt BulunduHayır duası almak
Yaptığı bir iyilik sonucu başkasından iyi dilekler duymak.
Hayretler içinde kalmak
Gördüğü bir olay karşısında aşırı derecede şaşırmak.
Hazıra dağ dayanmaz.
Sürekli tüketip hiç üretmeyen, büyük serveti de bitirir.
Hazza konmak
Zahmetsizce büyük bir keyfe veya mülke sahip olmak.
Hedef tahtasına koymak
Birini sürekli eleştiri ve saldırıların odağı haline getirmek.
Helal süt emmiş
İyi niyetli, dürüst ve ahlaklı kişi için kullanılır.
Hem suçlu hem güçlü
Hatalı olduğu halde zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışan kişi.
Her ağacın meyvesi olmaz.
Her dış görünüşü iyi olan kişiden verim alınmaz.
Her horoz kendi çöplüğünde ötür.
Herkes kendi bölgesinde daha güçlü ve söz sahibidir.
Her işte bir hayır vardır.
Kötü görünen olayların bile bazen iyi sonuçları olabilir.
Her kafadan bir ses çıkmak
Karışık bir ortamda herkesin farklı ve uyumsuz fikirler söylemesi.
Her koyun kendi bacağından asılır.
Herkes kendi yaptığı hatanın cezasını kendi çeker.
Her kuşun eti yenmez.
Herkesi kolayca kandıramazsın, bazıları çok dişlidir.
Her sakallıyı dedesi sanmak
Dış görünüşe aldanıp her benzer şeyi aynı sanmak.
Her şeye maydanoz olmak
Kendini ilgilendirmeyen her işe karışmaya çalışmak.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
Herkesin kendine has bir çalışma yöntemi vardır.
Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.
Her insanın kendine göre büyük bir ideali veya hayali vardır.
Herkesin tenceresi kapalı kaynar.
Dışarıdan mutlu görünen ailelerin bile kendi içinde dertleri vardır.
Hesabı kesmek
Bir ilişkiyi veya ticari bağı tamamen bitirmek.
Hesap sormak
Yapılan bir yanlışın veya eksikliğin nedenini sertçe sormak.
Hevesi kursağında kalmak
Çok istediği bir şeyi yapamaz hale gelmek, hayal kırıklığı yaşamak.
Hevesini kırmak
Birinin bir işi yapma isteğini ve coşkusunu yok etmek.
Hiç yoktan
Durup dururken, hiçbir sebep yokken anlamında kullanılır.
Hizaya gelmek
Kurallara uymaya başlamak, disipline girmek.
Hıçkırıklara boğulmak
Çok şiddetli ve kendini durduramayacak şekilde ağlamak.
Hık demiş burnundan düşmüş
Birine (genelde ebeveyne) fiziksel olarak aşırı derecede benzemek.
Hıncını almak
Daha önce kendisine yapılan bir kötülüğün acısını başkasından çıkarmak.
Hır gür çıkarmak
Sebepsiz yere kavga ve gürültü başlatmak.
Hızını alamamak
Başlattığı bir eylemi hızından dolayı durduramayıp ileriye gitmek.
Hızır gibi yetişmek
En zor ve çaresiz anda yardıma gelmek.
