G Harfi
76 Kayıt BulunduGöz açtırmamak
Birisini çok sıkı denetlemek, ona en küçük bir fırsat veya rahatlık vermemek.
Göz ardı etmek
Gereken önemi vermemek, bir durumu bilerek görmezden gelmek.
Göz atmak
Bir şeyi derinlemesine değil, üstünkörü ve hızlıca incelemek.
Göz boyamak
Birini kandırmak.
Göz değmek
Kıskançlık veya aşırı hayranlık sonucu birinin başına olumsuzluk gelmesi.
Göz dikmek
Başkasına ait bir şeyi ele geçirmeyi çok fazla istemek.
Göz doldurmak
Başarısıyla veya görünüşüyle herkesin beğenisini kazanmak.
Göz gezdirmek
Bir yazıyı veya yeri dikkatini tam vermeden şöyle bir incelemek.
Göz hapsine almak
Birini sürekli izleyerek kontrol/denetim altında tutmak.
Göz kamaştırmak
Güzelliği veya başarısıyla insanları kendisine hayran bırakmak.
Göz kulak olmak
Birini veya bir şeyi korumak amacıyla sürekli gözetim altında tutmak.
Göz nuru dökmek
Çok ince ve yorucu bir işi başarmak için büyük emek vermek.
Göz ucuyla bakmak
Başkasına fark ettirmeden, yan gözle izlemek.
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.
Uzun süre görüşülmeyen kişilerin arasındaki bağ zamanla zayıflar.
Gözden sürmeyi çekmek
Bir işi çok ustaca, kimseye fark ettirmeden yapmak.
Göze gelmek
Başkalarının kıskanç bakışları nedeniyle olumsuz bir durum yaşamak.
Göze girmek
Davranışlarıyla birinin sevgi, güven ve beğenisini kazanmak.
Göze kestirmek
Bir işi başarabileceğine inanmak veya bir şeyi almayı planlamak.
Gözleri dolmak
Üzüntü veya sevinçten ağlayacak duruma gelmek.
Gözü arkada kalmak
Ayrılırken bıraktığı bir şey veya kişi için huzursuz olmak.
Gözü dönmek
Aşırı hırs veya öfke yüzünden ne yaptığını bilmeyecek hale gelmek.
Gözü gibi bakmak
Bir şeyi çok değerli bulup onu büyük bir titizlikle korumak.
Gözü ısırmak
Birini tanıyor gibi olmak ama tam nereden olduğunu hatırlayamamak.
Gözü korkmak
Daha önce yaşadığı bir olaydan dolayı cesaretini kaybetmek.
Gözü pek/gözüpek
Hiçbir tehlikeden korkmayan, çok cesur olan kimse.
Gözü yememek
Bir işi başarabileceğine dair kendine güvenememek.
Gözü yükseklerde olmak
Bulunduğu durumdan çok daha fazlasını/üstün bir mevkii istemek.
Gözüm ısırmadı
Birini hiç tanımadığını veya ona güvenmediğini belirtmek için kullanılır.
Gözüne kestirmek
Bir şeyi elde edebileceğine veya birini yenebileceğine inanmak.
Gözünün yaşına bakmamak
Hiç acımadan, merhamet etmeden cezalandırmak veya gerekeni yapmak.
