E Harfi
52 Kayıt BulunduEceline susamak
Ölümüne sebep olabilecek kadar tehlikeli ve riskli işlere girişmek.
Edebini takınmak
Terbiyeli davranmak, saygısızlığı bırakıp kurallara uygun hareket etmek.
Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.
Karakteri bozuk olan kimseden düzgün iş beklenmez.
Eğri gemi doğru sefer
Kullanılan araçlar kusurlu olsa da sonucun başarılı olması.
Eğri oturup doğru konuşalım.
Durum ne olursa olsun her zaman dürüst olmalısın.
Ekmeden biçilmez.
Çaba sarf etmeden, emek vermeden bir sonuç elde edilemez.
Ekmeği dizinde
Nankör, kendisine yapılan iyilikleri hemen unutan kimse.
Ekmeğine kan doğramak
Büyük bir üzüntü içinde yaşamak, çok kederli olmak.
Ekmeğine yağ sürmek
Birisinin farkında olmadan veya bilerek tam istediği şeyi yapıp ona avantaj sağlamak.
Ekmeğini taştan çıkarmak
En zor koşullarda bile rızkını kazanma yolunu bulmak.
Ekmek aslanın ağzında
Geçim sağlamanın ve para kazanmanın çok zor olduğu bir devirdeyiz.
Ekmek parası
Sadece temel ihtiyaçları karşılamak için kazanılan, hayati önemi olan para.
El açmak
Birinden yardım veya para istemek, dilenmek.
El ayak çekilmek
Ortalıkta hiç kimsenin kalmaması, ıssızlaşması.
El bebek gül bebek
Çok büyük bir özenle, nazlı bir şekilde büyütülmüş veya bakılan.
El elden üstündür.
Hiç kimse bir konuda en iyi olduğunu iddia etmemelidir.
El elin nesine, gülerek gider yasına.
İnsanlar başkalarının acısını tam olarak hissedemez, bazen önemsemezler.
El koymak
Bir şeyi yetkisi dahilinde veya zorla kendi yönetimine almak.
El sürmemek
Bir işe hiç karışmamak veya bir şeye hiç dokunmamak.
El üstünde tutmak
Birine çok fazla değer vermek ve saygı göstermek.
El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanır.
Daha güçlü bir engelle karşılaşmayan, kendini yenilmez zanneder.
Elçiye zeval olmaz.
Bir haberi getiren kişi, o haber kötüyse sorumlu tutulmamalıdır.
Ele güne karşı
Başkalarına, topluma, el âleme karşı mahcup olmamak için.
Elediğini eline vermek
Birini çok ince eleyip sık dokuyarak eleştirmek veya yetersizliğini yüzüne vurmak.
Eli boş dönmek
Beklediği şeyi alamadan, amacına ulaşamadan geri gelmek.
Eli kulağında
Bir olayın gerçekleşmesinin çok yakın olduğu, her an olabileceği.
Eli maşalı
Kavgacı, huysuz ve herkesi azarlayan (genellikle kadınlar için kullanılır).
Eli sıkı
Para harcamayı hiç sevmeyen, çok cimri kimse.
Eli uzun
Hırsızlık yapmaya meyilli olan kimse.
Elimi sallasam ellisi
İstediğim kişiyi veya imkânı çok kolayca bulabilirim anlamında güven sözü.
