D Harfi
89 Kayıt BulunduDişinden tırnağından arttırmak
Çok büyük fedakarlıklarla, az az para biriktirmek.
Dişine göre
Kendi gücüne uygun, yenebileceği veya başarabileceği durum.
Dişini tırnağına takmak
Büyük bir özveriyle ve tüm gücüyle çalışmak.
Dizginleri ele almak
Yönetimi ve kontrolü tamamen üstlenmek.
Dizini dövmek
Yaptığı bir hata yüzünden çok büyük pişmanlık duymak.
Dış kapının dış mandalı
Bir konuyla veya aileyle hiçbir yakınlığı, ilgisi olmayan kişi.
Doğru duvar yıkılmaz.
Dürüst olan kişi, iftiraya uğrasa da sonunda mutlaka kazanır.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Yalanın hakim olduğu yerde doğruyu konuşan sevilmez.
Dokuz doğurmak
Bir sonuç beklerken çok büyük bir heyecan ve sabırsızlık çekmek.
Dolap çevirmek
Birisinden gizli, hileli ve dürüst olmayan bir iş planlamak.
Dört elle sarılmak
Bir işi büyük bir heves ve titizlikle yapmak.
Döşeğe düşmek
Ağır bir hastalığa yakalanıp yatağa bağımlı hale gelmek.
Dost acı söyler (ama doğru söyler).
Gerçek dost, hatalarımızı bizi sevdiği için dürüstçe yüzümüze söyler.
Dost ile ye iç, alışveriş etme.
Para işleri dostluklara zarar verebilir, dikkatli olunmalıdır.
Dost kara günde belli olur.
Gerçek dost, zor zamanlarda yardımımıza koşandır.
Dostlar alışverişte görsün
Bir işi gerçekten yararlı olduğu için değil, sadece iş yapıyormuş gibi görünmek için yapmak.
Dostun attığı taş baş yarmaz.
Sevdiğimiz birinin eleştirisi bizi üzse de bize zarar vermez.
Dudağı uçuklamak
Gördüğü bir olay veya duyduğu bir haber karşısında çok aşırı korkmak veya şaşırmak.
Dümen yapmak / çevirmek
Birini kandırmak için hileli yollara başvurmak, numara yapmak.
Dün dündür, bugün bugündür
Koşulların değiştiğini, geçmişteki sözlerin yeni duruma uymayabileceğini belirten söz.
Dünya evi
Evlilik hayatı, evlenmek.
Dünya malı dünyada kalır.
Zenginlik geçicidir, insan öldüğünde servetini yanında götüremez.
Dünyayı dar etmek
Birine hayatı çekilmez hale getirmek, onu çok zor durumda bırakmak.
Dünyayı toz pembe görmek
Her şeye aşırı iyimser yaklaşmak, gerçek tehlikeleri fark etmemek.
Düşenin dostu olmaz.
İşleri bozulan ve darda kalan kişiyi çoğu kişi terk eder.
Düşman çatlatmak
Başarısıyla veya mutluluğuyla kıskanç insanları daha çok üzmek.
Düşmanımın düşmanı dostumdur.
Ortak düşmana karşı birleşmek bir stratejidir.
Dut kurusuyla yâr sevilmez.
Büyük işler fedakarlık ve masraf gerektirir.
Dut yemiş bülbüle dönmek
Çok konuşan birinin bir nedenle aniden susması, sesinin kesilmesi.
