A Harfi
128 Kayıt BulunduArmut piş, ağzıma düş.
Hiç emek vermeden her şeyin hazır ayağına gelmesini istemek.
Arpa eken buğday biçmez.
Kötülük yapan iyilik bulamaz.
Aş taşınca kepçeye paha olmaz.
İhtiyaç anında en basit araç bile çok değerli hale gelir.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık
İki kötü seçenek arasında kalıp ne yapacağını bilememek.
Aslan payı
Bir paylaşımda en büyük ve en iyi parçayı almak.
Aslan yattığı yerden belli olur.
İnsanın yaşadığı yerin temizliği kişiliğini yansıtır.
Aslı astarı yok
Hiçbir dayanağı, doğruluğu veya gerçekliği bulunmayan söz.
Astar çekmek
Bir şeyi temelinden sağlamlaştırmak veya örtmek.
Astar kesmek
Bir işi gereksiz yere uzatmak, oyalamak.
Astarı yüzünden pahalıya gelmek
Ayrıntıları, asıl işin kendisinden daha masraflı olan durum.
At binenin kılıç kuşananındır.
İş, onu en iyi yapabilen kişiye yakışır.
At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
İnsan öldükten sonra geride bıraktığı eserler ve ünü ile yaşar.
Atasözü tutmayan yabana atılır.
Büyüklerin tecrübelerine kulak asmayanlar zarar görür.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Bir acıyı ancak onu yaşayan kişi tam olarak hisseder.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Bir söylenti varsa, mutlaka küçük de olsa bir dayanağı vardır.
Ateş pahası
Bir şeyin fiyatının aşırı derecede yüksek olması.
Ateş püskürmek
Çok aşırı sinirlenmek, ağır sözler söylemek.
Ateşle oynayan elini yakar.
Tehlikeli işlerle uğraşanlar elbet zarar görürler.
Atı alan Üsküdar'ı geçti
Fırsatın kaçırıldığını ve artık yapılacak bir şey kalmadığını belirtir.
Avucunu yalamak
Beklediği bir şeyi elde edememek, umduğunu bulamamak.
Avucunun içi gibi bilmek
Bir yeri veya konuyu tüm ayrıntılarıyla, çok iyi tanımak.
Ayağı yorganına göre uzat.
Giderini mutlaka gelirine uydurmalısın.
Ayağına gelmek
Bir fırsatın hiç çaba sarf etmeden kendiliğinden oluşması.
Ayağına kara sular inmek
Çok yürümekten veya ayakta kalmaktan dolayı aşırı yorulmak.
Ayak bağı olmak
Bir işin yapılmasına veya birinin ilerlemesine engel olmak.
Ayak diremek
Bir düşüncede veya tutumda inat etmek.
Ayak sürümek
Bir işi yapmamak için direnmek, ağırdan almak.
Ayaklar altına almak
Birinin onurunu, gururunu veya değerlerini çiğnemek.
Ayakları yere basmak
Gerçekçi olmak, hayallere kapılmamak.
Ayazda kalmak
Beklediği yardımı alamayıp ortada, zor durumda kalmak.
