A Harfi
87 Kayıt BulunduArkasında durmak
Verdiği sözü yerine getirmek veya birini desteklemeye devam etmek.
Arkasından teneke çalmak
İstenmeyen birinin gidişine çok sevinmek.
Armut piş, ağzıma düş.
Hiç emek vermeden her şeyin hazır ayağına gelmesini istemek.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık
İki kötü seçenek arasında kalıp ne yapacağını bilememek.
Aslan payı
Bir paylaşımda en büyük ve en iyi parçayı almak.
Aslı astarı yok
Hiçbir dayanağı, doğruluğu veya gerçekliği bulunmayan söz.
Astar çekmek
Bir şeyi temelinden sağlamlaştırmak veya örtmek.
Astar kesmek
Bir işi gereksiz yere uzatmak, oyalamak.
Astarı yüzünden pahalıya gelmek
Ayrıntıları, asıl işin kendisinden daha masraflı olan durum.
Ateş pahası
Bir şeyin fiyatının aşırı derecede yüksek olması.
Ateş püskürmek
Çok aşırı sinirlenmek, ağır sözler söylemek.
Atı alan Üsküdar'ı geçti
Fırsatın kaçırıldığını ve artık yapılacak bir şey kalmadığını belirtir.
Avucunu yalamak
Beklediği bir şeyi elde edememek, umduğunu bulamamak.
Avucunun içi gibi bilmek
Bir yeri veya konuyu tüm ayrıntılarıyla, çok iyi tanımak.
Ayağına gelmek
Bir fırsatın hiç çaba sarf etmeden kendiliğinden oluşması.
Ayağına kara sular inmek
Çok yürümekten veya ayakta kalmaktan dolayı aşırı yorulmak.
Ayak bağı olmak
Bir işin yapılmasına veya birinin ilerlemesine engel olmak.
Ayak diremek
Bir düşüncede veya tutumda inat etmek.
Ayak sürümek
Bir işi yapmamak için direnmek, ağırdan almak.
Ayaklar altına almak
Birinin onurunu, gururunu veya değerlerini çiğnemek.
Ayakları yere basmak
Gerçekçi olmak, hayallere kapılmamak.
Ayazda kalmak
Beklediği yardımı alamayıp ortada, zor durumda kalmak.
Ayıkla pirincin taşını
İçinden çıkılması zor, karışık bir duruma düşmek.
Aynı tastan su içmek
Çok yakın dost olmak, her şeyi birlikte paylaşmak.
Ayranı kabarık/kabarmak
Çabuk öfkelenen veya heyecanlanan, dengesiz kimse.
Ayrı baş çekmek
Başkalarına uymayıp kendi başına hareket etmek.
Ayvayı yemek
Çok kötü, içinden çıkılmaz bir duruma düşmek.
