A Harfi
128 Kayıt BulunduAl gülüm, ver gülüm.
Karşılıklı menfaatlere dayanan alışveriş veya ilişki.
Alay etmek
Biriyle küçümseyerek eğlenmek, onu küçük düşürmek.
Alçak yer yiğidi hor gösterir.
İnsan bulunduğu ortam kötü olduğu için yeteneklerini sergileyemeyebilir.
Alet işler, el övünür.
Başarılı bir iş için kullanılan araçların önemi büyüktür.
Alıcı gözüyle bakmak
Bir şeyi derinlemesine, dikkatle ve inceleyerek incelemek.
Alın teri dökmediğin malın hayrı olmaz.
Emek verilmeden kazanılan şey çabuk gider.
Alın teri dökmek
Bir işi başarmak için çok fazla emek sarf etmek, yorulmak.
Alın yazısı
Kader, insanın başına geleceklerin önceden belirlenmiş olması.
Alnının akıyla çıkmak
Zor bir işi hatasız ve onuruyla tamamlamak.
Altın eşik, gümüş eşiğe muhtaç olur.
Zengin olan bile gün gelir fakir birinin yardımına ihtiyaç duyabilir.
Altın tepside sunmak
Birine büyük bir imkanı veya fırsatı zahmetsizce vermek.
Altın yumurtlayan tavuk
Sürekli ve zahmetsiz kazanç sağlayan kaynak.
Altını çizmek
Bir konunun önemini vurgulamak, dikkat çekmek.
Altüst olmak
Düzeni tamamen bozulmak, çok sarsılmak.
Ana baba günü
Çok kalabalık, telaşlı ve karışık ortam.
Anasından emdiği süt burnundan gelmek
Bir işi yaparken çok büyük zorluklar çekmek, perişan olmak.
Anasının gözü
Çok kurnaz, hileci ve işini bilen kimse.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
Zeki insan küçük bir işaretten her şeyi anlar.
Ar damarı çatlamak
Utanma duygusunu tamamen kaybetmek, arsızlaşmak.
Ara bulmak
Küs veya dargın olanları barıştırmak.
Araba dayayıp döşemek
Bir yeri çok lüks ve eksiksiz bir şekilde döşemek.
Araba devrilince yol gösteren çok olur.
Hata yapıldıktan sonra akıl verenler çoğalır.
Arada derede kalmak
İki seçenek veya iki kişi arasında kalıp karar verememek.
Arada kalmak
İki tarafın tartışmasında hangi tarafa destek vereceğini bilememek.
Araları açılmak
İki kişi arasındaki dostluğun bozulması.
Aralarından su sızmamak
İki kişinin çok yakın, sarsılmaz bir dostluk içinde olması.
Arı kovanına çomak sokmak
Tehlikeli bir durumu veya kişiyi durup dururken kışkırtmak.
Arkası kesilmemek
Bir durumun sürekli devam etmesi, sonunun gelmemesi.
Arkasında durmak
Verdiği sözü yerine getirmek veya birini desteklemeye devam etmek.
Arkasından teneke çalmak
İstenmeyen birinin gidişine çok sevinmek.
